COVID-19 SALGINININ ÇEK İBRAZ SÜRELERİNE ETKİSİ

09 Nisan 2020

Covid-19 salgını sonucu çeklerin ibraz sürelerinde yapılan geçici değişikliklerle ilgili değerlendirmeler yazımızda kaleme alınmıştır.


Türkiye Cumhuriyeti İç İşleri Bakanlığı’nın Covid-19 salgını sonrası yayınladığı Genelgeye göre 65 yaş ve üzeri ile bağışıklık sistemi düşük, ve kronik akciğer hastalığı, astım, KOAH, kalp/damar hastalığı, böbrek, hipertansiyon ve karaciğer hastalığı olanlar ile bağışıklık sistemini bozan ilaçları kullanan vatandaşların 21 Mart saat 24.00’den sonra ikametlerinden dışarı çıkmaları, açık alanlarda, parklarda dolaşmaları ve toplu ulaşım araçları ile seyahat etmeleri  sınırlandırılarak sokağa çıkmaları yasaklanmıştır. Belirlenmiş olan bu kişi grupları haricindeki kişiler içinde Devletin yetkili kişileri vatandaşların sokağa çıkmamalarını tavsiye etmektedir.

Çeklerde düzenlenen ibraz süreleri gereğince çek hamillerinin kanunen belirlenen yükümlülükleri yerine getirmeleri gerekmektedir. Alınan bu önlemler kapsamında vatandaşların ve belirli kişi gruplarının sokağa çıkmaması veya çıkamaması sebebiyle çek hamillerinin çek ibraz süreleri ve diğer yükümlülükleri ile mücbir sebep başlıklarının değerlendirilmesi ihtiyacı doğmuştur. Covid-19 salgını sonucu çeklerin ibraz sürelerinde yapılan geçici değişikliklerle ilgili değerlendirmelerimizden önce sizleri Covid-19 öncesi ibraz süreleri ile ilgili hukuki durumun nasıl olduğu hakkında bilgilendirmek isteriz. Şöyle ki:

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 795. Maddesine göre:

“Çek görüldüğünde ödenir. Buna aykırı herhangi bir kayıt yazılmamış hükmündedir. Düzenlenme günü olarak gösterilen günden önce ödenmek için ibraz olunan çek, ibraz günü ödenir.”

Bu kapsamda, çekte yazan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içerisinde muhatap bankaya ibraz edilen çekin hamile ödenmesi gerekir. Kanun koyucunun bu düzenlemeyi yaparken ki amacı çekin kredi aracı olarak değil, ödeme aracı olarak kullanılmasını sağlamaktır.

Ancak TTK’ ya nazaran özel kanun statüsünde bulunan 5941 sayılı Çek Kanunu’nun yer alan hükümler uyarınca çekin ileri tarihli olarak düzenlenmesi, yani çeke vade konulması mümkün olabilmektedir. 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici 3. maddesinin 5. fıkrası gereğince 31/12/2020 tarihine kadar, üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir. Yapılan bu düzenleme Çek Kanununun 3.maddesinin 8.fıkrasında düzenlenen Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihinden önce ibraz edilen çekin karşılığının Türk Ticaret Kanunu’nun 707.maddesi uyarınca kısmen veya tamamen ödenmemiş olması hâlinde, bu çekle ilgili olarak hukukî takip yapılamaz. İleri düzenleme tarihli çekle ilgili olarak hukukî takip yapılabilmesi için, çekin üzerindeki düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesi ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulması şarttır.” ibaresinde dahi vurgulanan “çekin görüldüğünde ödeneceği” kuralını 31.12.2020 tarihine kadar askıya almış durumdadır.

Genel hükümlere göre görüldüğünde ödenmesi gereken bir çeke yukarıda belirtilen kanun hükmü uyarınca düzenleme tarihi olarak ileri bir tarih yazılabilmekte ve çek karşılığının alınabilmesi için çekin üzerinde yazılı olan tarihin beklenmesi gerekmektedir. İleri tarihli çeklerin üzerinde yazılı tarih beklenmeden bankaya ibrazında Çek Kanunu’nun geçici 3.maddesinin 5.fıkrası uyarınca 31.12.2020 tarihine kadar muhatap banka çekle ilgili hiçbir işlem yapmayıp çeki hamile iade edecektir. Bu çerçevede, çek karşılığı hesapta bulunsa bile hamile ödeme yapılmayacağı gibi çekin tamamen veya kısmen karşılıksız olması durumunda da muhatap banka tarafından karşılıksızdır şerhi düşülmeyecektir ve Çek karşılığının kendisine ödenmemesi durumunda hamilin keşideci veya cirantalara karşı hukuki takip yapabilmesi için çek üzerinde yazan düzenleme tarihini beklemesi gerekecektir.

COVID-19 SALGINI SONRASI ÇEK İBRAZ SÜRELERİ İLE İLGİLİ HUKUKİ DURUMLAR NASIL OLACAKTIR?

Türk Ticaret Kanunu’nun 811.maddesinde mücbir sebep hallerinin çek ibraz sürelerine etkisi düzenlenmiştir. İlgili düzenlemeye göre:

“Kanunen belirli olan süreler içinde çekin ibrazı veya protesto edilmesi veya buna denk bir belirlemenin yapılması, bir devletin mevzuatı veya herhangi bir mücbir sebep gibi aşılması imkânsız bir engel nedeniyle gerçekleştirilememişse, bu işlemler için belirli olan süreler uzar.

Hamil, mücbir sebebi gecikmeksizin kendi cirantasına ihbar etmeye ve bu ihbarı çeke veya alonja kaydedip, bunun altına, yerini ve tarihini yazarak imzalamakla zorunludur. 723 üncü madde hükümleri burada da uygulanır.

Mücbir sebebin ortadan kalkmasından sonra hamil, çeki gecikmeksizin ödeme amacıyla ibraz etmek ve gereğinde protesto veya buna eş değerde bir belirlemeyi yaptırmak zorundadır.

Mücbir sebep, ibraz süresinin bitiminden önce olmak şartıyla, hamilin bu sebebi kendinden önce gelen borçluya ihbar ettiği günden itibaren on beş günden fazla devam ederse, çekin ibrazına ve protesto çekilmesine veya buna eş değerde bir belirlemeye gerek kalmaksızın başvurma hakkı kullanılabilir.

Hamilin veya çeki ibraz etmekle, protesto çekmekle ya da aynı nitelikte bir belirlemeyi yaptırmakla görevlendirdiği kişinin, sadece kendileriyle ilgili olgular mücbir sebep sayılmaz.”

Mücbir sebep halinin çek ibraz sürelerine etkisi Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş olmasına rağmen bu süreçte Resmi Gazetede sürelerle ilgili hukuki durumları belirleyen 25.03.2020 tarihli ve 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmi Gazetenin 26.03.2020 tarihli ve 31080 sayılı Mükerrer nüshasında yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Covid-19 salgını sebebi ile ilgili sürelerde özel bir düzenleme getirildiği için TTK.m.811 düzenlemesinin bu aşamada değerlendirme konusu yapılmasına gerek kalmamıştır.

Covid-19 salgını ile mücadele kapsamında söz konusu Kanunun Geçici Birinci maddesi ile yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla bir düzenleme yapılmış olup, söz konusu düzenlemede; dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikayet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dahil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm sürelerin, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hakim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki sürelerin 13/3/2020 (bu tarih dahil) tarihinden itibaren, 30/04/2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar duracağı, salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı’nın altı ayı geçmemek üzere süreleri bir kez uzatabileceği belirtilmiştir.

Görüleceği üzere Covid-19 salgını sebebi ile getirilen özel düzenleme ile 13.03.2020 ile 30.04.2020 tarihleri arasında ibraz süreleri durdurulmuştur. Ülkemizde çek ibraz süreleri ile ilgili şu anki güncel durum, tüm çeklerin ibraz sürelerinin durmuş ve getirilen özel düzenlemedeki kurallar çerçevesinde 30.04.2020 tarihinden sonra yeniden işlemeye başlayacak olmasıdır. Böylelikle Covid-19 salgını sebebiyle evlerinden çıkamayan veya benzer engeller yaşayan çek hamilleri hak kaybına uğramamış olacaklardır.

Belirlenen bu süreler içerisinde ibraz süreleri işlemediği için çek hamilleri tarafından yapılacak olan ibrazlarda geçerli olmayacaktır. Bu nedenlerle 04.05.2020 (30.04.2020’yi takip eden 01.05.2020 tarihi resmi tatil olup bu tarihi takip eden iki günde hafta sonu tatiline denk gelmektedir.) tarihine kadar yeni bir düzenleme getirilmediği müddetçe çeklerin ödeme talebiyle ibrazı mümkün olmayacaktır.

Muhatap bankalar açısından ise ibraz sürelerinin durması hususunu değerlendirecek olursak; normal şartlarda bilindiği üzere Çek Kanunu’nun 3.maddesinin 1.fıkrasına göre Karşılığı bulunan çek, hesabın bulunduğu muhatap bankanın herhangi bir şubesine ibraz edildiğinde hamilin varsa vergi kimlik numarası saptandıktan sonra ödenir. Ancak çek, hesabın bulunduğu şubeden başka bir şubeye ibraz edildiğinde, o şubece karşılığı sorulmak suretiyle ödenir.” ibaresi yer almaktadır. Bu düzenlemede muhatap bankanın ödeme sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre yetkili hamil tarafından çek bankaya süresinde ibraz edildiğinde muhatap banka ödeme yapmakla yükümlüdür. Yetkili makamlar tarafından yeniden bir uzatma süresi kararlaştırılmadıkça 04.05.2020 tarihine kadar ibraz süreleri durmuş olduğundan bu süreden önce muhatap bankaya bir ibraz yapılmışsa banka çek bedelini ödememek ve çeki hamile geri vermek zorundadır. Muhatap banka bu süreçte çekle ilgili hiçbir işlem yapma yükümlülüğünde değildir. Çünkü Çek Kanunu’nun 3.maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen ödeme yükümlülüğü “çekin süresi içerisinde ibraz edilmiş” olması şartına bağlanmıştır. Covid-19 salgını sebebi ile şu an ibraz süresi bazı çekler açısından başlamamış veya başlamış ise de durmuştur. İşleyen bir süre olmadığı için Kanun’da düzenlenen “süresi içerisinde ibraz şartı” gerçekleşmediğinden bankanın ibraz koşuluna bağlanan çek işlemlerini yapmaması gerektiğini düşünmekteyiz.

Muhatap bankanın bu süreçte ibraza bağlı çek işlemleri ile ilgili nasıl hareket edeceği konusunda da hukukçular son zamanlarda görüş ayrılığına düşmüşlerdir. Bazı hukukçular durumu bizim gibi değerlendirirken bazı hukukçular ise çeklerin bankaya ibrazında karşılıksızdır gibi işlemlerin yapılmasının önünde bir engel olmadığını ibraz sürelerinin sadece durdurulmuş fakat engellenmemiş olduğunu bu sebeple muhatap bankaların işlem yapabileceğini ifade etmişlerdir.

Çeki düzenleyen kişi açısından da sürelerle ilgili getirilen geçici düzenlemenin etkisi değerlendirilebilecektir. Çeklerde ibraz süresi durmuş olduğundan belirlenmiş olan tarih aralığında düzenleyenin de ödeme yükümlülüğü olmadığını ifade etmek yanlış olmayacaktır.

Covid-19 salgınının etkileri ve hukuki süreçlere ne şekilde yansıyacağı, bu durumun ilerideki ihtilaflarda ne şekilde sonuç bulacağı konusunda net bir görüş bildirmek bu aşamada mümkün değilse de şimdiden birçok hukuki alanda görüş ayrılığı yarattığı ortadadır. Bu süreci tüm işletme, şahıs ve meslektaşlarımızın en az zarar görecekleri şekilde atlatmalarını ve yaşanan Covid-19 salgınının en kısa sürede sona ermesini dilemekteyiz.

AV. DİLARA ÖNSUR