COVID-19 SALGINI SEBEBİYLE 7244 SAYILI KANUN İLE 4857 SAYILI İŞ KANUNU VE 4447 SAYILI İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNU’NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

17 Nisan 2020

7244 sayılı “Yeni Koronavirüs (Covıd-19) Salgınının Ekonomik Ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 17 Nisan 2020 tarihinde yürürlüğe girmiştir.


COVID-19 salgını ile mücadelede alınan tedbirler kapsamında, salgının ekonomik ve sosyal etkilerini azaltmak ve istihdam sürekliliğini sağlamak amacıyla 7244 sayılı “Yeni Koronavirüs (Covıd-19) Salgınının Ekonomik Ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” (“Kanun”) 17 Nisan 2020 tarihli ve 31102 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yazımızın devamında adı geçen Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunu ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nda yapılan değişiklikler kaleme alınmıştır.

A. 4857 SAYILI İŞ KANUNU’NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

7244 sayılı Kanun’un 9’ uncu maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu’na geçici 10’ uncu madde eklenmiştir. Adı geçen düzenleme şu şekildedir;

GEÇİCİ MADDE 10 – Bu Kanunun kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya hizmet sözleşmesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay süreyle 25 inci maddenin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde ve diğer kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler dışında işveren tarafından feshedilemez.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç aylık süreyi geçmemek üzere işveren işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabilir. Bu madde kapsamında ücretsiz izne ayrılmak, işçiye haklı nedene dayanarak sözleşmeyi fesih hakkı vermez.

Bu madde hükümlerine aykırı olarak iş sözleşmesini fesheden işveren veya işveren vekiline, sözleşmesi feshedilen her işçi için fiilin işlendiği tarihteki aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası verilir.

Cumhurbaşkanı birinci ve ikinci fıkrada yer alan üç aylık süreleri altı aya kadar uzatmaya yetkilidir.”

A.1. FESİH YASAĞI

A.1.1. İŞVERENİN FESİH YASAĞI

Yapılan bu düzenleme ile İş Kanunu’na tabi olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya hizmet sözleşmesinin Kanun’un yürürlüğe girme tarihi olan 17 Nisan 2020’den itibaren üç ay süre ile işveren tarafından fesih yasağı getirilmiştir. İşbu düzenleme gereği, işverenin yalnızca İş Kanunu’nun işverenin haklı nedenle fesih sebeplerini düzenleyen 25’ inci maddesinin (II) numaralı bendi ve başkaca kanunlarda yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallerin söz konusu olması halinde iş sözleşmesini feshetme hakkı bulunmaktadır. Düzenlemenin mefhumu muhalifinden 4857 sayılı İş Kanunu’nda düzenlenen ve geçerli sebeplerin olması halinde işverene fesih hakkı tanıyan ve 17 ila 22’ nci maddeler arasında düzenlenen geçerli nedenle fesih hallerinin iş sözleşmesinin feshinde dayanak gösterilemeyeceği anlaşılmaktadır. Geçerli nedenler yanı sıra, kanun koyucu fesih yasağının uygulanmayacağı haklı neden hallerini de sınırlandırmıştır. Buna göre, işveren 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25’ inci maddesinde yer alan sağlık sebepleri, zorlayıcı sebepler, işçinin göz altına alınması ve devamsızlığı bildirim süresini aşması gibi nedenlerle işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkı da 17 Nisan 2020’den itibaren 3 (üç) ay süre ile engellenmiştir.

Bu noktada önemle belirtmekte fayda var ki, COVID-19 salgını başlangıcından beri, işverenlerin iş sözleşmelerini haklı nedenle fesih halinde dayanmış olduğu 25’ inci maddenin III’ üncü bendi kapsamında “zorlayıcı sebep” artık uygulanabilirliğini kaybetmiştir. Dolayısıyla Yargıtay içtihatlarıyla zorlayıcı sebep olarak yorumlanan salgın hastalık halinin, haklı nedenle feshe dayanak gösterilmesi 17 Nisan 2020 tarihinden itibaren olanaklı değildir. İşçinin çevresinden kaynaklanan hallerde; yaş ve kronik rahatsızlığı nedeniyle sokağa çıkma yasağına tabi olunması, uygulanan bölgesel karantinalar, hastalık sebepli işçinin karantinaya alınması gibi hallerde dahi işveren iş sözleşmesini feshedemeyecektir. Yapılan bu uygulamanın amacı her ne kadar iş ilişkilerinin sona ermesini engelleyerek istihdam sürekliliğinin sağlanması ise de işverenin iş görme borcunu yerine getiremeyen işçisi ile iş ilişkisini sona erdirerek başka bir işçi ile çalışabilmesi imkanının önü kapatılmıştır.

A.1.2 İŞVERENİN FESİH YASAĞINA AYKIRILIĞI HALİNDE UYGULANACAK YAPTIRIM

Kanun’un 9’ uncu maddesi ile yapılan düzenlemede, fesih yasağına aykırılık halinde uygulanacak idari yaptırım da belirlenmiştir. Buna göre, işverenin 4857 sayılı İş Kanunu’nun geçici 10’ uncu maddesine aykırı hareket ederek ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri dışında bir haklı sebebe dayanarak iş sözleşmesini feshetmesi halinde her işçi için fiilin işlendiği tarihteki aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezasına tabi tutulacaktır. Bu halde, hükme aykırılığın söz konusu olması halinde işçi başına 2.943-TL idari para cezası gündeme gelecektir.

Her ne kadar yapılan düzenleme ile kanun koyucu tarafından işveren açısından caydırıcılık ve feshin önüne geçmek amaçlansa da işverenler tarafından idari para cezası tutarının göze alınarak fesih yasağına aykırı davranma ihtimali söz konusu olabilecektir. Böyle bir durumda amaca göre yorum yapılarak kanun koyucunun amacının idari para cezası tutarının elde edilmesi olmadığı göz önüne alınmalıdır. Nitekim, ilerleyen süreçte idari para cezasını ödeyerek 25’ inci maddenin fesih yasağına tabi hükümlerine dayalı yapılan feshin, mahkemeler nezdinde haklı bulunmayacağı aşikardır. Bir başka deyişle, fesih yasağına aykırılık sebebiyle işe iade davası açan işçinin pekala işe iadesine karar verilecektir.

Görüldüğü üzere, hükmün işverenler tarafından dolanılması uzun vadede işveren aleyhine sonuçlar doğuracaktır. İdari para cezasının ödenmesi ile ilgili yapmış olduğumuz yorumlar yanı sıra, işverenin aynı zamanda İş Kanunu’nda fesih yasağına tabi tutulmayan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallerin mevcut olmamasına karşılık işçiyi zan altında bırakarak böyle bir sebebe dayanması da söz konusu olabilecektir. Bu noktada da belirtmekte fayda var ki, hükümde düzenlenen şartların işveren tarafından suistimali mahkemeler nezdinde aleyhe değerlendirilecek işçinin haklarının verilmesi ve filin işlendiği tarihte idari para cezasının uygulanmaması sebebiyle yargılama aşamasında uygulanması ile sonuçlanacaktır.

A.1.3 İŞÇİNİN FESİH YASAĞI

7244 sayılı Kanun’un  9’ uncu maddesi ile aynı zamanda işçinin tabi tutulduğu fesih yasağı düzenlemesi yapılmıştır. Kanun’un yürürlüğe girme tarihi olan 17 Nisan 2020 tarihinden itibaren üç ayı geçmemek üzere işveren tamamen veya kısmen işçiyi ücretsiz izne ayırabilecektir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22’ inci maddesi uyarınca esaslı bir değişiklik olması itibariyle işçinin onayına tabi tutulan ücretsiz izin uygulaması halinde, işçi buna rıza göstermese dahi haklı nedene dayanarak iş sözleşmesini feshedemeyecektir. Kanun koyucu tarafından yapılan bu düzenlemenin işçi aleyhine sonuçlar doğuracağı aşikar iken ücretsiz izin uygulaması ile ilgili görüşlerimizi yazımızın devamında detaylandıracağız.

A.2. ÜCRETSİZ İZİN UYGULAMASI

İş Hukuku düzenlemeleri doğrultusunda, ücretsiz izin uygulaması kural olarak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22’ nci maddesi kapsamında değerlendirilmektedir. “Çalışma koşullarında değişiklik ve iş sözleşmesinin feshi” başlıklı ilgili hüküm şu şekildedir;

“İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir.”

İşbu madde hükmü gereği, toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesinde ücretsiz izinle ilgili bir düzenleme yapılmamış olması halinde, işveren tarafından yazılı olarak yapılan ücretsiz izin önerisi işçiler tarafından altı iş günü içerisinde yazılı olarak kabul edilmezse işveren işçileri ücretsiz izne çıkaramayacaktır.

İş Kanunu’nda mevcut düzenlemelere karşılık, 7244 sayılı Kanun ile eklenen geçici 10’ uncu madde gereği, işverenler 17 Nisan 2020 tarihinden itibaren üç ay süre ile işçileri ücretsiz izne ayırabilecektir. Bu doğrultuda yapılan düzenleme ile 17 Temmuz 2020 tarihine kadar ücretsiz izin uygulamasının işçinin onayına tabi olmadığı kabul edilmiştir. Dolayısıyla İş Kanunu’nun esaslı değişiklikleri işçinin onayı halinde uygulanmasını mümkün kılan 22’ nci maddesi ücretsiz izin uygulamaları açısından belirli bir süre için uygulamandan kaldırılmıştır. Ücretsiz izin uygulamasına rızası olmaksızın tabi tutulan işçinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24 ‘üncü maddesine dayanarak iş sözleşmesini feshetme imkanı söz konusu değildir. İş sözleşmesi, ücretsiz izin süresi boyunca askıda kalacak; bu süreçte işçi tarafından iş görme edimi yerine getirilmeyeceği gibi işveren tarafından da ücret ödenmeyecektir. Nitekim, yazımızın ikinci bölümünde ele alacağımız üzere nakdi ücret desteğinden yararlanan işçinin fiilen çalıştırılması halinde 4447 sayılı Kanun’da işverenin tabi tutulacağı yaptırım öngörülmüştür.

Durum böyle iken salgın sebebiyle söz konusu olan kriz gerekçesiyle kısa çalışma uygulamasını tercih eden işverenlerin pekala ücretsiz izne yönelmeleri olanak dahilindedir. Nitekim, kısa çalışma işverenler açısından getirmiş olduğu evrak yükü nedeniyle bir külfet olarak görüldüğünden işçinin onayına ihtiyaç duyulmaksızın ücretsiz izin uygulaması yaygın olarak uygulanacaktır. Bu yönüyle işçi aleyhine yapılan bu düzenleme neticesinde, belirttiğimiz üzere işçinin iş sözleşmesini feshederek kıdem tazminatını talep etmesi olanak dahilinde olmayacaktır.

A.3. SÜRELERİN UZATILMASI

7244 sayılı Kanun ile İş Kanunu’na eklenen geçici 10’ uncu madde doğrultusunda, üç ay ile sınırlanan fesih yasağı ve ücretsiz izin uygulamalarının Cumhurbaşkanı kararı doğrultusunda altı aya kadar uzatılması mümkün kılınmıştır. Kanun koyucu tarafından yapılan bu düzenleme neticesinde, her ne kadar işveren aleyhine fesih yasağına aykırılık halinde söz konusu olan idari para cezası yaptırımını kapsamadığı söylenebilse dahi amaca göre yorum yapılması gerekmektedir. Nitekim, süreleri uzatmada yetkili kılınan Cumhurbaşkanı’nın 17 Temmuz 2020 tarihinden itibaren üç ay süre ile uygulamaların devamına karar vermesi halinde, idari para cezası yaptırımı da uygulanmaya devam edilecektir. Yaptırımın düzenlenme amacının işverenin Kanun’a aykırı yapacağı uygulamaların engellenmesi olduğu düşünüldüğünde, fesih yasağı ve ücretsiz izin uygulamasının yürürlükte kaldığı sürece yaptırımların da söz konusu olacağı aşikardır.

B. 4447 SAYILI İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNU’NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

7244 sayılı Kanun’un 7 ve 8’ inci maddeleri ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na geçici 24 ve 25’ inci maddeler eklenmiştir. Adı geçen düzenlemeler şu şekildedir;

GEÇİCİ MADDE 24 – Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte iş sözleşmesi bulunmakla birlikte 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi uyarınca işveren tarafından ücretsiz izne ayrılan ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan işçiler ile 15/3/2020 tarihinden sonra 51 inci madde kapsamında iş sözleşmesi feshedilen ve bu Kanunun diğer hükümlerine göre işsizlik ödeneğinden yararlanamayan işçilere, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı almamak kaydıyla ve 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere, bu süre içinde ücretsiz izinde bulundukları veya işsiz kaldıkları süre kadar, Fondan günlük 39,24 Türk lirası nakdi ücret desteği verilir. Yapılan ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılamaz.

Birinci fıkra kapsamında ücretsiz izne ayrılarak nakdi ücret desteğinden yararlanan işçinin fiilen çalıştırıldığının tespiti halinde işverene, bu şekilde çalıştırılan her işçi ve çalıştırıldığı her ay için ayrı ayrı olmak üzere fiilin işlendiği tarihteki 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesince belirlenen aylık brüt asgari ücret tutarında çalışma ve iş kurumu il müdürlüklerince idari para cezası uygulanır ve ödenen nakdi ücret desteği ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte işverenden tahsil edilir.

Bu madde kapsamında nakdi ücret desteğinden yararlananlardan 5510 sayılı Kanuna göre genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi kapsamına girmeyenler, aynı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılırlar ve genel sağlık sigortasına ilişkin primleri Fondan karşılanır.

Bakanlık, nakdi ücret desteğine ilişkin ödeme usul ve esaslarını belirlemeye ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye yetkilidir.”

 

GEÇİCİ MADDE 25 – Yeni koronavirüs (Covid-19) sebebiyle işverenlerin yaptıkları zorlayıcı sebep gerekçeli kısa çalışma başvuruları için, uygunluk tespitinin tamamlanması beklenmeksizin, işverenlerin beyanı doğrultusunda kısa çalışma ödemesi gerçekleştirilir. İşverenin hatalı bilgi ve belge vermesi nedeniyle yapılan fazla ve yersiz ödemeler, yasal faizi ile birlikte işverenden tahsil edilir.”

 

Ek olarak, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası  Kanununun  geçici 23’ üncü maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesine “başvurular,” ibaresinden sonra gelmek üzere “uygunluk tespitleri hariç olmak üzere” ibaresi eklenmiştir.

B.1. NAKDİ ÜCRET DESTEĞİ VE ŞARTLARI

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na eklenen geçici 24’ üncü madde ile 17 Nisan 2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere üç aylık süre ile ücretsiz izinde bulunan veya işsiz kalan işçiye günlük 39,24-TL tutarında nakdi ücret desteği verilecektir. İşçinin bu ödenekten yararlanması birtakım koşullara bağlı tutulmuştur. Buna göre ödenekten yararlanabilecek işçi grupları aşağıda listelendirilmiştir;

  • 17 Nisan 2020 tarihinde iş sözleşmesi bulunmakla birlikte İş Kanunu’nun geçici 10’ uncu maddesi gereği ücretsiz izne çıkarılanlar ve kısa çalışma ödeneğinden faydalanamayanlar
  • 15 Mart 2020 tarihinden sonra iş sözleşmesi feshedilen ve işsizlik ödeneğinden faydalanamayanlar

Bu koşullara tabi işçilerin,

  1. Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı almaması halinde,
  2. 4857 sayılı İş Kanunu’nun geçici 10’uncu maddesinde kararlaştırılan ve Cumhurbaşkanı tarafından 6 (altı) aya kadar uzatılabileceği kabul edilen 3 (üç) aylık fesih yasağı süresi boyunca, bir başka deyişle 17 Temmuz 2020 tarihine kadar,
  3. Fesih yasağı süresinin geçerli olduğu süre boyunca ücretsiz izinde bulundukları veya işsiz kaldıkları süre kadar,
  4. Fiilen çalıştırılmanın söz konusu olmaması halinde,

Günlük 39,24-TL nakdi ücret desteğinden yararlanmaları mümkündür. Devlet tarafından fondan sağlanan bu ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılması ise mümkün değildir.

B.1.1. NAKDİ ÜCRET DESTEĞİNDEN YARARLANAN İŞÇİNİN ÇALIŞTIRILMASI

Kanun koyucu, nakdi ücret desteğinden yararlanan işçinin fiilen çalıştırılmasının önüne geçmek amacıyla idari yaptırım öngörmüştür. Bu halde, ücretsiz izne ayrılarak nakdi ücret desteğinden yararlanan işçinin fiilen çalıştırıldığının tespiti halinde işverene, bu şekilde çalıştırılan her işçi ve çalıştırıldığı her ay için ayrı ayrı olmak üzere fiilin işlendiği tarihteki 4857 sayılı Kanun’un 39’ uncu maddesinde belirlenen aylık brüt asgari ücret tutarında Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlükleri tarafından idari para cezası uygulanacaktır. Fiilen çalıştırılmasına devam olunan işçiye bu süreçte haksız olarak ve dolayısıyla hukuka aykırı bir şekilde ödenen nakdi ücret desteği ise ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte işverenden tahsil edilecektir. Yapılan işbu düzenleme ile kendisine ödenek sağlanan işçinin işveren tarafından çalıştırılmasının önüne geçmek amaçlanmıştır.

B.1.2. GENEL SAĞLIK SİGORTASINDAN YARARLANMA

Yapılan yeni düzenleme doğrultusunda, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun geçici 24’üncü maddesinde kabul edilen şartları sağlayarak günlük 39,24-TL nakdi ücret desteğinden yararlananlar adı geçen Kanun kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılacak ve genel sağlık sigortasına ilişkin primleri Fondan karşılanacaktır. Bu durumda, işçinin 5510 sayılı Kanun’a göre genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi kapsamına girmemesi gerekmektedir.

B.1.3. GEÇİCİ 24 ÜNCÜ MADDENİN UYGULANMASI

Adı geçen maddenin son fıkrası ile Bakanlık, nakdi ücret desteğine ilişkin ödeme usul ve esaslarını belirlemeye ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye yetkili kılınmıştır. Bu doğrultuda, Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı maddenin uygulanmasında herhangi bir tereddüt yaşanması halinde yayımlayacağı genelge, duyuru gibi yazılı bildirimler aracılığıyla müdahalede bulunabilecektir.

B.2. KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun ek 2’ nci maddesi uyarınca, işverenlerin genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı sebeplerle iş yerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak önemli ölçüde azaltılması veya iş yerinde faaliyetin tamamen veya kısmen geçici olarak durdurulması hallerinde, iş yerinde 3 (üç) ayı aşmamak üzere kısa çalışma yaptırabileceği kabul edilmiştir. Adı geçen Kanun’da zorlayıcı sebep kavramı tanımlanmış ve yapılan “…İşverenin kendi sevk ve idaresinden kaynaklanmayan, önceden kestirilemeyen, bunun sonucu olarak bertaraf edilmesine imkân bulunmayan, geçici olarak çalışma süresinin azaltılması veya faaliyetin tamamen veya kısmen durdurulması ile sonuçlanan dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumları ya da deprem, yangın, su baskını, heyelan, salgın hastalık, seferberlik gibi durumlar…” tanımı doğrultusunda, COVID-19 salgını bir zorlayıcı sebep olarak kabul edilmiştir.

26 Mart 2020 tarihli 7226 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile kısa çalışma ödeneğinden yararlanma, işçinin son 60 (altmış) gün hizmet akdine tabi olmak kaydıyla son 3 (üç) yıl içerisinde 450 (dört yüz elli) gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödenmiş olması şartına bağlanmıştır.

7244 sayılı Kanun’un 8’ inci maddesi ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na eklenen geçici 25’ inci madde doğrultusunda, COVID-19 salgını kaynaklı zorlayıcı sebepler gerekçe gösterilerek yapılan kısa çalışma başvurularında uygunluk tespitinin tamamlanması beklenmeyecektir. Bu durumda yukarıda bahsi geçen gün ve prim şartları İŞKUR tarafından incelenmeksizin işverenlerin beyanı doğrultusunda kısa çalışma ödemesi gerçekleştirilecektir.

Kanun ile getirilen bu uygunluk denetiminin tamamlanmasının beklenmemesi halinin, işveren tarafından suistimal edilmemesi amacıyla hatalı bilgi ve belge vermesi nedeniyle yapılan fazla ve yersiz ödemelerin, yasal faizi ile birlikte işverenden tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.

Gerek hükmün lafzı gerekse düzenlenme amacı gereği, kısa çalışma uygulamasına imkan sağlayan diğer haller olan genel ekonomik kriz, bölgesel kriz, sektörel kriz gibi hallerin dayanak gösterilerek işverenler tarafından yapılan başvurular düzenleme kapsamı dışında bırakılmıştır. Dolayısıyla sayılan hallerde uygunluk denetiminin tamamlanmasının beklenmesi söz konusu olacaktır. Kanun koyucu tarafından getirilen düzenleme salt COVID-19 kaynaklı söz konusu olan zorlayıcı sebebe ilişkindir.

7244 sayılı Kanun’un 8’ inci maddesi ile kısa çalışma ödeneğine ilişkin yapılan başvurularda yığılmaların önüne geçmek amaçlanmış ve maddenin yürürlük tarihi 17’ inci madde ile 29 Şubat 2020 olarak belirlenmiştir. Özetle, 29 Şubat 2020 tarihinden itibaren COVID-19 salgını gerekçesiyle zorlayıcı sebebe dayanılarak yapılan kısa çalışma ödeneği başvurularında uygunluk tespitinin tamamlanması beklenmeyecektir.

C. SONUÇ

17 Nisan 2020 tarihli 31102 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Yeni Koronavirüs (COVID-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile;

  1. İş sözleşmelerinin 17 Nisan 2020 tarihinden itibaren üç ay süreyle ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler dışında işveren tarafından feshedilmesi yasaklanmış ve yasağa aykırılık halinde sözleşmesi feshedilen her işçi için fiilin işlendiği tarihteki aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası verileceği kararlaştırılmıştır. Dolayısıyla, COVID-19 salgını başlangıcından beri, işverenlerin iş sözleşmelerini haklı nedenle fesih halinde dayanmış olduğu 25’ inci maddenin III’ üncü bendi kapsamında “zorlayıcı sebep” artık uygulanabilirliğini kaybetmiştir.
  2. 4857 sayılı İş Kanunu’nda düzenlenen haliyle esasen işçinin yazılı onayına tabi tutulan ücretsiz izin uygulaması şartları genişletilmiş ve 17 Nisan 2020 tarihinden itibaren işverenin işçiyi ücretsiz izne çıkarması olanaklı kılınmıştır. Ücretsiz izne çıkarılan işçi rızası bulunmadığı gerekçesiyle haklı nedenle fesih hakkını kullanamayacaktır. Yapılan bu düzenleme ile kısa çalışma ödeneği yerine, işverenler tarafından kolaylıkla tercih edilecek ücretsiz izin uygulamalarının önü açılmıştır. Düzenleme, kısa çalışma uygulamasını fiilen bitirecek nitelikte olup ücretsiz izin uygulamasını işverenler açısından ilk seçenek haline getirmiştir.
  3. Ücretsiz izne çıkarılan ve kısa çalışma ödeneğinden faydalanamayan işçiler ile 15 Mart 2020 tarihinden sonra iş sözleşmesi feshedilen ve işsizlik ödeneğinden faydalanamayan işçilerin 17 Nisan 2020 tarihinden itibaren üç ayı geçememek üzere günlük 39,24-TL nakdi ücret desteği almasına imkan sağlanmıştır. İşçinin kısa çalışma ödeneği ve yaşlılık aylığı almaması nakdi ücret desteğinde şart koşulmuştur. İşçinin ödenekten yararlanmasına karşılık fiilen çalıştırıldığının tespiti halinde ise işverenlere idari para cezası yaptırımı uygulanacaktır.
  4. Kısa çalışma ödeneğinde yaşanan yığılmalar sebebiyle 29 Şubat 2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, uygunluk tespitinin tamamlanması şartı kaldırılmıştır. İşverenlerin beyanları doğrultusunda kısa çalışma ödenekleri sağlanacak, ancak hatalı bilgi veya belgenin tespiti halinde yasal faiz tutarıyla işverenden tahsil edilecektir.

AV. EYLÜL SUYOLCU